rehnüma sultan 9 Takipçi | 3 Takip

sanadır ilticası galibin

2008-06-18 23:49:00

1. Efendimsin cihânda i'tibârım varsa sendendirMiyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir2. Benim feyz-i hayâtım hâsıl-ı rûh-ı revânımsınEğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir3. Veren bu sûret-i mevhûme revnak reng-i hüsnündürGülistân-ı hayâlim nevbâharım varsa sendendir4. Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencideGer ey mihr-i münîr âh u zarım varsa sendendir5. Senin pervâne-i hicrânınam sen şem-i vuslatsınBe-her şeb hâhiş-i bûs u kenârım varsa sendendir6. Şehîd-i aşkın oldum iâle-zâr-ı dağdır sînemÇerâğ-ı türbetim şem-i mezârım varsa sendendir7. Gören sergeştelikte girdâb-ı dest zann eylerFenâ-ender-fenâyım her ne varım varsa sendendir8. Niçün âvâre kıldın gevher-i gaitanın olmışkenGönül âyînesinde bir gubârım varsa sendendir9. Şafak-tâb eyledin peymânemi hûnâb ile sâkîSabâh-ı sohbet-i meyde humarım varsa sendendir10. Sanadır ilticası Galibin yâ Hazret-i MevlâBaşımda bir külâh-ı iftihârım varsa sendendirŞeyh Galip1. Efendimsin, dünyada bir itibarım varsa sendendir.Âşıklar arasında bir şöhretim varsa senin yüzündendir.2. Benim hayatımın bereketi, akıp giden ruhumu ortaya çıkaran sensin.Eğer ömrümde bir kazancım varsa senin sâyendedir.3. Bu kuruntuya dayanan, hayal ürünü olan şekle parlaklık ve canlılık veren senin güzelliğinin rengidir.Hayalimin bir gülbahçesi, ilkbaharım varsa senden gelmektedir.4. Devrinde felekten bir zerre kadar incinmedim.Ey aydınlık güneşi Eğer ah edip ağlıyorsam senin için ağlıyorum.5. Sen kavuşma mumusun. Ben senden ayrı bir pervaneyim.Her gece seni öpmek seni ku... Devamı

MERHABA GAZELİ,YUSUFUN DİLİNDEN

2008-05-27 18:45:00

ey örtüsüne bürünen gece kadar güzel sevgili şimdi gerçekleşen bir rüya,tamamlanmış bir fetihsin bana merhaba ey yollarına döküldüğüm fethi cana safa gelen merhaba ey akıncılarımı barındıracak şehir benim şehrim merhaba   boyuna kanıyor,nasıl süzülüyorsa,akıyorsa nil ehramlar şehrinden öylece akıyorsun içimdeki şehirden. şehirler ki tüm tebaası sen şehirler ki tebaaya hayat veren sen şehirler ki en girilmez kapıları sana ram olmuş benim efendim merhaba   en alt basamakdan yola çıkıp da on sekiz bin alemin kendisi olan merhaba çok mu yoruldun gecenin ordularını aşarken çok mu çıkmazlardan geçti yolun bana gelirken gözlerimle gören deniz,gözleriyle ağladığım merhaba ey yağmurun sevgilisi ey mısırın yorgunve siyah gülü ırmak olarak bana akacaksın unutma, gül dikenine dayayıpta sinemi öleceğim unutma ey arka bahçelerin incisi ey adım adıyla bile yazılacak olan merhaba seni buldum tamamlandım merhaba   şimdi üzerinden güneş geçen aydınlık bir duvara parmağımın ucuyla bir Z çizdim,ben:YUSUF yanına bir Ü,sonra bir L sonra bir E,sonra Y,ve HA ZÜLEYHA MERHABA   bir nar çiçeğine yürüdüm mevsimler boyu bir çöl yorgunluğu çöktü üstüme bir vaha sekinesi indi kalbime kuyunun dibindeyim kervanlar bulsun istemem gömleğim kanlar içinde köle pazarlarında satıldım ya sensiz geçer akçem yok aşk mezadında ah benim devletim,ah benim ülkem benim ömrüm merhaba   BEN,YUSUF,SINANMIŞ BİR KALBİN SAHİBİYİM ŞÖYLE BUYUR,BU KALP SENİN EFENDİM   ŞİMDİ BEN,YUSUF,TUT Kİ MISIRA AZİZİM,EFENDİYİM BOYNYMDAKİ KÜNYEDE HALA VASFIM YAZILI:ZÜLEYHA YA KÖLEYİM   nazan bekiroğlu yusuf ile züleyha kalbin üzerinde titreyen hüzün   (BİZİM İÇİN..)... Devamı

VEFALI DOSTLUK DEDİĞİN

2008-05-17 17:24:00

Misallerden hakikat çekirdeklerini hasat etmek, bizim eski(meyen) kültür geleneğimiz kadar Kur’an-ı Kerim’in de insanlığa evrensel dille hitabında kullandığı çok köklü ve isabetli bir metottur. İnsanların ekserisinin “avam” kabul edilebilecek bir anlayış seviyesinde oldukları önkabulüne itibarla, temsillerin manayı akla yakınlaştırmak için veriliş gayesinin zaruriyeti kendisini bir kere daha hissettirmektedir. Ahirzamanın dostsuz gurbetlerinde bir de kamilen vefalı dostluk beklentisi, gerçekten hemen herkesin “hülya” ufkunda ancak hayalen yaşadığı veya “istikbalde” yaşamayı düşlediği bir rüya olmaktan öte gitmiyor gibi gözükmektedir. Fakat herşeye rağmen yine de “Vefalı dostluk dediğin böyle olur...” dedirten gözyaşartıcı sahneler yaşanmıyor değil. Hemen güncelin içinden bir misal değil belki ama, ilk defa okuduğumda tüğlerimi diken diken eden, içimde bir çığlık kopartan ve ardından içime büyük bir çığ düşüren şu menkıbeleşmiş hadiseyi bilvesile paylaşmak istiyorum ve o olayın kesitinden vefalı dostluğa bir nazar-ı âşina kılmak murad ediyorum: Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Siper üstüne uzanan başların uçuştuğu bir ateş yağmuru vardı. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. Görür görmez de hemen aynı siperdeki komutanına: -Teğmenim, arkadaşım vuruldu; müsaanizle fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?... Komutan: –Delirdin mi? der gibi baktı ve “Gitmeye değer mi?.. Arkadaşın delik deşik olmuştur... Büyük olasılıkla ölmüştür bile... Kendi hayatını tehlikeye atma sakın...” dedi. Asker çok ısrar edince Teğmen bilmecburiye “Peki” demek zorunda kaldı: “Madem öyle, git o zaman...” İnanılması güç bir mucize gerçekleşti ve asker, ateş sağanağı altında arkadaşına ulaştı. Bir aralık kesilen ateşi fırsat bilerek onu sırtladı, can havliyle geri getirdi, birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki yaralı askeri k... Devamı

sizin fikriniz ne!

2008-05-10 13:06:00

aryanlar bulamaz,bulanlarsa arayanlardır.! BEYAZIT-İ BESTAMİ   bu söz hakkında fikirlerinizi bekliyorum. fikir çekmecesini karıştırmanızı istiyorum. kolay gele fikrinin çekmecesinde kaybolanlara..... Devamı

allahım bizi hem affet hem adam et

2008-05-07 15:59:00

Allah ım bizi hem affet hem adam et!!! Duayı kabul eden, dilekleri veren, vermeyi murad edince el açtıran, ancak sevdiği kuluna dua ettiren, sevmediklerinin elini ve dilini bağlayan ve kendisine yönelmekten alıkoyan Allahım!.. Bizi affet!.. Biz, Sevgilinin nuruna lâyık olmaktan düştüğümüz için bu hale geldik. O'na lâyık olabilmek kimsenin haddi değil... Fakat lâyık olunamayacağını bilmenin liyakati herkesin vazifesi... İşte bu son inceliğe lâyık olamadığımız için bu hale geldik. O nur öyle bir nur ki, lâyık olmakta, topyekûn zaman ve mekâna, bu dünyaya ve ötekilere malik olmak var... Bu liyakatten düşmekte de, her türlü mahrumluk ve mahkûmluk... Her türlü mahrum ve mahkûm olduk. Bizi affet!.. O Nur'un vecd ve aşkı üzerimizdeyken, denizlere, yelkenleri ipekten ve çıpaları altundan kalyonlar indirdik; karalara da, yolunu viraneye çevirmek yerine mamureye döndüren ordular saldık. Padişahlara "Ayağa kalk, kanun huzurundasın" diye ihtar eden hâkimler yetiştirdik. Müspet bilgiler, medenî aletler, keşifler ve buluşlar, hep o Nur'un kendi fert ve cemiyet aynalarımızda tecellisinden... O Nur'u körleştirince de Şark'ın son 5 asırlık macerası içinde bir zamanlar yaban domuzu hayatı süren Garplının sürü hayvanı olduk. Son yüz yıl içinde bizi bu halden kurtarmak isteyen hiçbir davranış şifa getiremedi. Zira o Nur'a yeniden liyakat ve bu liyakati yeni zaman ve mekâna tatbik etmek Şuurlaştırılmadı. Ters yollara sapıldı. Bu ilerinin ilerisi şuurun sahiplerine "mürteci" dediler; ve onları, asıl din gözünde suçlu, O Nur'a liyakati sıfıra indirici, vecd ve aşk mahrumu, din ve hikmet cahili kara yobazdan ayıramadılar. Onları, bize böyle muamele ettikleri için değil, bizi, bu muamelenin altından kalkamadığımız için affet!.. Bizi, boynumuza geçirdikleri asırlık idam ipini kravat diye taktığımız için affet!.. Tek kelimeyle, "Müslüman" yaftası altında müslüman olamadığımız için affet!.. Ve bize; kendi öz yurdumuzda asırlardır lütfen iskâna tâbi muhacirlere benze... Devamı

bahar ve aşk

2008-04-15 16:13:00

Yeryüzü aşkla tanıştı.Toprağa,ağaca,çiçeklere,her Yere aşk yağdı damla damla.Bahar geldi yeryüzüne. Rahman ayetlerini gösterdi tek,tek. cemre düştü önce havaya sonra suya ve toprağa. Cemre düştü gönüllere yüreklere bahar geldi,çiçekler Açtı kışın hüznüne kapılmış yürekler de.Aşk;cemre gibi Düştü yürek devletine. Üç cemre ki baharın habercisidir,üç cemre ki ancak ısıtır Koca dünyayı.üç cemre rahmanın yeryüzüne üç hediyesi. Oysa bir yürek için bir cemre yeter.bir yüreğe düşerse Aşk cemresi artık çiçekler açar yürek de,aşk rahmanın Kullarına hediyesi. Yeryüzü bulmuştur hazinesini baharla,yemyeşil otların Üzerine serpilmiş renk renk çiçekler,çiçeklerle meşk Eder kelebekler.her yerde bir düğün vardır sanki. Yerle göğün düğünü. ********* Bahar yüreğime geldi,cemreler düştü de her yanım Yandı senin varlığınla.gözlerim nereye baksa,bana Rahmanı hatırlattı.onun sanatı karşısında acizliğim Bin kat daha arttı.gece öten bülbülün sesinde binbir Esmanın binbir zikrini duydum.duyuruldu.bana bir Hazine verildi,sen sanki bana hazine olarak verildin Varlığınla herşeyde onu hatırlamaya başaldım.aşk ki; İnsana yaratanını hatırlatıyorsa gerçek aşktır.yüreğim Senin varlığınla doluyorken,hep rabbimi hatırlatıyorsun bana. Hani insan bir hazine bulur da onu sımsıkı saklar, Zarar gelmesin diye.eğer sen bana verilmiş bir hazineysen Korkarım seni kaybetmekten,bundandır sana sımsıkı Tutunmak istemem. Allah her yürek için bir yürek yaratmışsa eğer-ki öyle Der rahman-yüreğim senin yüreğinde can bulmak ister. Hissetmek ne kadar zorsa,hissettiklerini yazmak Ondan da zordur.kelimeler yetmez,ama eğer baksan Hissetiğini anlatmak isteyenin yüzüne iki damla yaş Anlatır herşeyi.Nasıl ki nisan yağmurlarıyla can bulur Yeryüzü,benimde gözyaşlarımla can bulur kelimelerim. Ama insan gösteremez gözyaşlarını tuşların üzerinde. Ancak hisseden bir yürek görebilir,anlayabilir. Kapını çalar biri,kapıya yönelirsin açmak için.gelen kim olursa olsun açar mısın?rahmanın m... Devamı

dua

2008-04-06 23:22:00

  Allahım, lütfunla, kereminle bu milletin ağacı yeşildir, Senin kereminden bu millet bugün hâlâ yaşayabilmektedir! Allahım, İslam milletine kıpırdanış, silkiniş imkanı bağışla, Hz.Ali gönlü, Hz.Ebubekir sadakati ve ihlası bağışla! Bu ümmetin ciğerine Muhammed aşkının okunu sapla, Yeniden dünyaya hakim olma arzusu uyandır onlarda! 17/03/2008 Öyle ki, senin gök kubbende daima parlak kalsın yıldızlar, Senin dünyanda gecelerini ibadetle geçirenler selamette kalsınlar!  İslam gencine ciğer ateşi İslam’a hizmet harareti lûtfet, Ona benim Peygamber aşkımı, derin görüşümü nasip et!  Benim gemimi içinde bulunduğu girdaptan kurtar, Ona hızlı gitme gücü bağışla, yavaş gitmesinden kurtar!  Allahım, ölme yaşama sırlarını öğret bana, Çünkü bütün bu kâinat senin ilmin içindedir daima.  Uykusuz gözlerim senin için yaşlıdır. Senin için kalbimde dayanılmaz dertler saklıdır.  Sabahlara kadar feryat ve niyazlarım senin için, Yalnızlığımda ve meclislerde yanıp yakılışlarım senin için.  Heyecanlarım, arzularım, burkuluşlarım senin için. Umutlarım, aranmalarım hepsi, hepsi senin için.                                                           MUHAMMED İKBAL   ... Devamı

dua

2008-04-06 15:07:00

ALLAHIM! Bize korkundan öyle bir pay ayır ki,bu sana karşı işlenecek günahlarla bizim aramızda engel olsun. İtaatinden öyle bir nasip ver ki,o bizi cennete ulaştırsın. Yakininden öyle bir hisse lutfet ki,dünyevi musibetlere tahammülümüz kolaylaşsın Peygamberimiz(sav)'in sohbet meclisinden kalkarken okuduğu dua Devamı

ağlama karanfil

2008-04-01 23:50:00

ağlama karanfil,beni de ağlatma sil gözyaşlarını... Devamı

karanfilim

2008-04-01 23:09:00

  HER SABAH GÜNEŞLE YENİDEN DOĞUYORUM,HER SABAHA SENİNLE MERHABA DİYORUM,HER SABAH YÜREĞİMDE BİR KARANFİLLE UYANIYORUM. HANİ DER YA RAHMAN VE RAHİM OLAN ‘’HER ŞERDE BİR HAYIR,HER HAYIRDA BİR ŞER VARDIR.’’ BÜTÜN DUALARI,BÜTÜN UMUTLARI KALBİNE KOYAR ÇIKARSIN BİR YOLA,SONUNDA ONA KAVUŞACAĞINA O KADAR EMİNSİNDİR Kİ,HİÇ AKLINA GELMEZ YOLUN SONUNDA SENİ BİR HÜZNÜN KARŞILAYACAĞI.BİR BAKARSIN  Kİ KARŞINDA BİR HÜZÜN,DÜŞÜNÜRSÜN YOLA ÇIKARKEN KALBİNE KOYDUĞUN UMUTLAR VE DUALAR NERDE DİYE.ŞER GİBİ GELİR BELKİ,AMA PERDELERİN ARDINDAN BİR KARANFİL BELİRİR.ZAHİRDE SOLMUŞTUR BELKİ AMA ASLINDA BİR YÜREKTE YAŞAMAYA BAŞLAMIŞTIR.ANLARSIN Kİ,YÜREĞİNE KOYDUĞUN UMUT VE DUANIN KARŞILIĞINDA SANA BİR KARANFİL VERİLMİŞTİR.ARTIK YÜREĞİN O KIRMIZI KARANFİL İLE ATMAYA BAŞLAR. HİÇ ELİNE DEĞMEMİŞ,GÖZÜNE DEĞMEMİŞ BİR KARANFİLİN YANINA BİR DE YUSUF SABRINI KOY VE DE Kİ:’’FESABRUN CEMİL’’ARTIK SABRETMEK EN GÜZELDİR. BİR GÜN O SABIR,O GÜZEL SABIR SENİ ONA GÖTÜRECEK,BİR GÜN O SABIR ELİNDE KIRMIZI BİR KARANFİL GİBİ AÇACAK.YÜREĞİNLE BERABER ARTIK BİR YÜREK DAHA ATACAK. ALLAHIM HİÇ EL DEĞMEMİŞ,GÖZ GÖRMEMİŞ O MASUM,ÜZERİNE GÖZYAŞLARI DEĞMİŞ KARANFİL HÜRMETİNE SABRIN KARŞILIĞINDA BİR KAVUŞMA MÜKAFATI BAHŞET ÖZLEYEN YÜREKELERE.                                                                                      AMİN,AMİN,AMİN                                   &nb... Devamı